|
YÖNETİM KURULUMUZUN GAZI YAKUP SATAR’I ZİYARETİ
18 Ocak 2007 Tarihinde Yönetim Kurulumuz, Kadınlar Kolumuz ve Gençlerimiz Eskişehir’de yaşayan, hayatta kalan son I. Dünya
savaşı ve İstiklal Harbi Gazisi olan Kırım Tatarı Yakup SATAR’ı evinde ziyaret etti.
TÜRKİYE'NİN HAYATTA KALAN SON GAZİSİ
Türkiye'nin hayatta kalan son 1. Dünya
Savaşı ve İstiklal Harbi gazisi bir Kirim Tatarı Türkiye'nin hayatta kalan son 1. Dünya
Savaşı ve İstiklal Harbi gazisinin Kirim Tatarı olduğu öğrenildi. 111 yaşındaki Yakup Satar, 1311 yılında Akmescit'in Mamak (Stroganovka) köyünde dünyaya geldi. Satar,
beş yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye'ye göç ederek Eskişehir'e yerleşti.Satar, aylarca süren göç yolculuğunu hatırlamıyor. "Ne zaman asker oldunuz?" sorusuna ise "En son padişah kimse onun zamanında" yanıtını veriyor. 1.Dünya Savaşında askere alınan satar, Irak cephesinde
İngilizlere karşı savaştı ve esir düştü. Esaretten kurtulunca İzmir'de Yunan askerlerine
karşı savaştı. Savaşın sonunda tekrar Eskişehir'e gelen Yakup Satar, uzun yıllar çiftçilik, arabacılık ve manavlık
yaptı. 1. dünya savaşında Bağdat-Musul'da savaştıktan sonra İstiklal Harbi'nde de yer alan 6 çocuk, 48 torun sahibi asırlık gazi,
İstiklal gazisi madalyasını gururla taşıyor.
Yakup Satar, ilerlemiş yaşı ve rahatsızlıkları dolayısıyla bir çok
şeyi 63 yaşındaki kızı Zekiye Tali'nin yardımıyla hatırlıyor. Tali, evlendiğini ancak genç yasta dul kaldığını, tekrar evlenmesine
karşın ikinci esinin de vefat ettiğini ifade ediyor. Bunun üzerine babasının yanına taşınarak ona bakmaya karar verdiğini belirtiyor. Satar,
yaklaşık 10 yıldır Eskişehir'in Hacı Seyit Mahallesinde 63 yaşındaki kızı Zekiye Tali ile birlikte yaşıyor. Son yıllarda, Satar'ın ziyaretçi sayısı da giderek artıyor. Kizi Tali, dünya'nın her tarafından babasını ziyarete gelenlerin olduğunu; ama babasının rahatsızlığından
dolayı ziyaretçileri artik randevu vererek kabul ettiklerini belirtti. Tali ayrıca , " milletvekilleri,
valiler, generaller, belediye başkanları, öğrenciler ve yurt dışında yasayan Türkler geliyor. Evde oturacak yer kalmıyor, herkes ayakta durmak zorunda kalıyor. Ziyaretler artınca artik randevu veriyoruz" dedi. Satar'ın ziyaretçilerinden birinin de Kazım Karabekir Paşa'nin kızı Timsal Hanim olduğu öğrenildi." Seni görünce
babamı görmüş oldum." diyen Timsal Hanim önce Yakup dedeyi kucaklamış ardından da babasına ait bir rozeti ona hediye
etmiş.
Yakup Satar'ın oturduğu apartmanın yanındaki cami cemaati, Satar'ın önceleri cumalara geldiğini ancak son iki yıldır kendisini göremediklerini belirtiyor ve üzüntülerini dile getiriyor. Satar, hastalıkları sebebiyle iki yıldır oruç da tutamıyor. 111 yaşındaki Yakup satar, " Biz bu vatani çok zor
şartlar altında kurtardık ve gençlere teslim ettik. Gençler bu vatani sonuna kadar korumalıdır" dedi.
Geçtiğimiz yılda Ermeni Soykırımına da değinen Satar'ın bu konu hakkındakı düşünceleri ise söyle:" Bu ülkede en rahat Ermeniler ve Rumlar yaşadı. Ticareti onlar
yaptı, parayı onlar kazandı. Biz hep savaştık. Açlıktan ölmüş hayvanların etini yemek zorunda kaldığımız zamanlarda Ermeniler ayakkabılarını boyatmadan çarşıya ve pazara inmezdi" diye konuştu.
Bir asrı geride bırakan Yakup Satar, Dünya Savaşında Kerkük , Bağdat, Musul cephelerinde harbe katıldığını belirterek," Son
Osmanlı Padişahı zamanında İstanbul'da askerdim. Bizim taburdan 50 kişiyi Irak'a gönderdiler. 1. Dünya Harbi'nde yanlarında yer aldığımız Almanlar, zehirli gaz ürettiler. Biz bu gazla düşmanı öldürecektik. Düşmandan korkmuyorduk. Ancak, Türkiye işgal
edilmiş, haberimiz yoktu. Mermiler başımı sıyırıp geçiyordu. Savaşta kolumdan vuruldum. Bağdat'ta
İngiliz kadın doktor beni tedavi etti. Bağdat'tan İstanbul'a, her yerin mayın döşenmiş
olması nedeniyle 22 günde geldik" dedi ve oldukça yorgun düştü. Yakup dedeye bundan sonraki yaşamında sağlık ve sıhhat diliyoruz.
YAZAN: SEVGİ AKDOĞAN-ANADOLU ÜNİVERSİTESİ -İLETİŞİM BİLİMLERİ
FAKÜLTESİ
Fotoğraflar için
tıklayınız.
|