DERNEĞİMİZ VE TEPEBAŞI BELEDİYESİNİN ORTAKLAŞA YAPMIŞ OLDUKLARI
"18 MAYIS 1944 SÜRGÜN ANITI"NIN AÇILIŞI YAPILDI.

1944 tarihinde
öz topraklarından koparılan atalarımızın yaşadıkları acıyı,
hasreti ve gözyaşlarını sembolize eden anıtımızın
açılışı 05.01.2008 tarihinde Saat 15.00’de Tunalı
parkında yapıldı. Kırım Milli Meclis Başkanımız Mustafa Abdülcemil
KIRIMOĞLU, Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN, Valimiz Kadir ÇALIŞICI,
Tepebaşı Belediye Başkanımız Dr. Tacettin SARIOĞLU,
Milletvekilleri ve kalabalık bir halk topluluğu ile açılış
törenine katıldı.
Kırım sürgünü
anıtının yapılmasında büyük katkıları olan Tepebaşı Belediye
Başkanımız Dr. Tacettin SARIOĞLU açılış konuşmasında
“Bugün Türkiye'de bu
duyarlılığı yaşayan ilk belediye olmanın hem gururunu hem de o
günlerin acısını yaşıyoruz. 18 Mayıs 1944 günü ve sonrası yaşanan
acı olayları hiçbirimiz unutmadık. 1944 Kırım Sürgünü Anıtı
vatandaşlarımızın hafızalarında o günü yaşatacak ve Kırım ile
kardeşliğimizin sonsuza ulaşmasını sağlayacaktır. Siyah mermer
kaide üzerinde yükselen şeffaf Kırım sembolü öz toprakları
simgelemektedir. 4 yöne dağılan figürlerin merkezden dışa doğru
yönelmeleri 1944 tarihinde yaşanan zorunlu göçte vatanından
koparılan insanları gösterirken, içe doğru dönerek öz topraklarına
olan hasretlerini vurgulamaktadır. İnsan figürlerinden dökülen su,
gözyaşlarını sembolize etmektedir. İnsan figürlerinden yansıyan
ışınlar, mermer üzerindeki aynaya çarparak göğe doğru sonsuzluğu
betimlercesine yükselmektedir. Gerçek soykırım ve mezalim 18 Mayıs
1944'de yaşanmıştır ve bunu kimse konuşmuyor. Bu anıt durdukça
Türkiye Cumhuriyeti'nde yeni yetişen nesiller, bu sürgün ve
soykırımı unutmayacaklardır.” dedi.
Kırım Tatar Milli
Meclis Başkanı Mustafa Cemil Kırımoğlu, törende yaptığı konuşmada,
1944 yılında 12 milli azınlığın sürgün edildiğini belirterek,
Sibirya ve orta Asya çöllerine sürgüne gönderilen azınlıkların
soykırıma uğratıldığını kaydetti. Sürgün edilenlerin çoğunun
kadınlar ve çocuklardan oluştuğunu ifade eden Kırımlıoğlu, şöyle
konuştu: ''Çünkü eli silah tutan erkekler Sovyet ordusunda
Nazilere karşı savaşıyordu. Dünya böyle bir ihaneti daha
görmemiştir. Sovyetler, Kırım yarımadasını Rus toprağı yapmak
istiyordu. Kültür varlıklarımız, hatta mezarlıklarımız bile yok
edilmişti. İki yıl içinde halkın yüzde 46'sı açlıktan öldü. Bu
gerçekten soykırımdı. Sahte Ermeni soykırımını konuşan dünyada
bizimle ilgili tek kelime yok. Vatanımıza geri dönmek için 50 yıl
mücadele verdik. Bu mücadele sırasında yalnız demokratik
yöntemleri kullandık. Hiçbir zaman zor kullanmadık. Terör
yapmadık. Silah kullanmadık. Bu konuda Kırım Tatar milli hareketi
bütün dünya milli hareketlerine örnek olmalıdır. Bu cinayet hiçbir
zaman unutulmamalıdır. Unutulursa benzeri ihanet ve cinayetler
tekrarlanır.''
Kırım
Tatarlarının her zaman yanında olacaklarını ifade eden Bakan
Unakıtan, şunları kaydetti: “Trenle sürgüne gönderilen bu
insanların çoğu öldü. İşte mezalim, soykırım budur. Kırım
tatarlarının yaşadığı bu acıyı unutturmayacağız. Eskişehir'e gelen
yerli, yabancı herkese bu anıtı göstereceğiz. Kırım tatarları
vatanlarına dönmek için onurlu bir mücadele verdi. Türkiye'yi her
zaman yanınızda göreceksiniz. İşte karşımızda oturan Kırımoğlu. Bu
adama iyi bakın. Çok şanlı bir mücadelenin üyesidir. Onun gibi bir
adam dünyada başka yok. Ona çok iyi bakacağız. Türkiye sizi asla
yalnız bırakmayacak.”
Resimler için
tıklayınız.